
|
|---|
Hamilelikte Yapılan Beslenme Hataları?...
|
:::Anne adayları en çok dikkat ettikleri konuda yani beslenmede bile birçok yanlış bilgiye sahipler. Bu bilgiler hem anne adayının yaşamını zorlaştırıyor hem de ciddi rahatsızlıklara davetiye çıkarıyor. Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Kağan Kocatepe, anne adaylarının en sık yaptığı beslenme yanlışlarını şöyle özetledi.
| ZORLA DA OLSA YEMELİ Mİ? :::İlk 3 aylık dönemde bebeğin organları oluşacağı için anne adaylarının canları çekmese de zorla yemek yemesi gerektiği inancı yaygındır. Halbuki bu 3 aylık süreç, bebeğin beslenme ihtiyacının minimal olduğu bir dönemdir ve bu dönemde kendini aşırı zorlayan anne adayları hariç, çoğu anne adayı bulantı ve isteksizlik nedeniyle iyi beslenemez ve bu dönemi kilo almadan bitirirler. Bu dönemde bebeğin günlük ihtiyacı çok az olduğundan hastanede tedavi gerektirecek özel beslenme bozukluğu dururumları hariç, bebeğin az beslenmeden etkilenmesi mümkün değildir. |
SIVI TÜKETİMİNİ KARŞILAMAK İÇİN MEYVE SULARINA YÜKLENMEK
...Sık yapılan hatalardandır. Sıvı tüketimini arttırmanın en iyi yolu daha fazla su içmektir. Piyasada satılan ve içinde katkı maddeleri bolca olan meyve suları başta olmak üzere kendimizin hazırladığı sıkma meyve suları da bol kalori içerirler ve günlük kalori alımını gereksiz yere arttırırlar. Meyve suyu içmek de meyve yemenin yerine geçmez, zira meyve yendiği de alınan lif maddeleri bağırsakların çalışmasına da yardımcı olurlar. Bu yüzden hamileliğiniz süresince meyveleri taze olarak tüketmeye ve bol su içmeye özen gösterin.
HAMİLELİKTE SÜT İÇİLMİYORSA EKSTRA KALSİYUM TAKVİYESİ ALMAK GEREKİR!
...Süt içemeyen anne adayları için en iyi kalsiyum kaynakları süt ürünleridir. Yoğurt, ayran, sütlü tatlılar, peynir, dondurma bolca kalsiyum içerir. Bunun yanında doğada kalsiyumun birincil kaynağının koyu yeşil yapraklı sebzeler olduğunu hatırlatmak gerekir. Dolayısıyla, kalsiyum takviyesinden ziyadese bu gıdaları tüketmelerini öneririz.
Hamilelikte röntgen ışınları güvenli olarak kabul edilse bile yine de gereksiz yere ışın almamak için film çekilirken, karın üzerine kurşun gömlek konulması da önerilir. Cep telefonları son 15 yıl içinde hayatımıza giren ve bir anda günlük yaşantımızın olmazsa olmaz elemanlarından biri haline gelen teknolojik cihazlardır. Yaygın olarak kullanımı başladıktan sonra insan sağlığı üzerindeki olası etkileri konusunda pek çok araştırma yapılmıştır. Bu konu ile ilgili uyarıcı yönde bazı araştırmalar olmasına rağmen, cep telefonu kullanımına bağlı ortaya çıktığı kanıtlanmış bir yan etki saptanmamıştır. Günümüz şartlarında hamilelikte cep telefonu kullanımı güvenli kabul edilir. Cep telefonları çok düşük oranda mikrodalga elektormanyetik radyasyon salarlar. Bu radyasyon, röntgen ışınlarından ya da insanda kanser ya da doğumsal bozukluklara neden olan radyasyondan çok farklıdır. Çok düşük dozda olan bu radyasyon bebeğe herhangi bir risk yüklemez ve doğumsal anomali riskini de arttırmaz. Ancak unutulmamalıdır ki, 35 yaşın altındaki herhangi sağlıklı bir kadının doğum anaomalili bebek doğurma riski yüzde 3 civarındadır ve bu risk her türlü dış etkenden bağımsızdır, engellenemez ve azaltılamaz. |
| ANNE ADAYININ BESLENMESİYLE, BEBEĞİN UZUN VADELİ SAĞLIĞI ARASINDA BAĞLANTI YOKTUR Yapılan çalışmalarda hamilelik döneminde Omega 3 tüketimi ile bebeğin zekası, göz ve sinir sistemi sağlığı arasında ömür boyu süren bir bağlantı olduğu gözlenmiştir. Bunun yanında doğal ve iyi beslenme, bebeğin ileride şeker hastalığına yakalanma riskini bile azaltabilir. Aynca hamilelik döneminde bebeğin annesinden aldığı besin maddeleriyle, ilerleyen yaşamındaki bedensel ve ruhsal sağlığı arasında birçok bağlantı olabileceği görülmüştür. |
YANLIŞ BESLENEN ANNE ADAYI AŞIRI KİLO ALIR
...Bazı anne adayları günlük kalorilerini hesaplayarak gıda tüketmelerine rağmen yine de kilo aldıklarını ifade ederler. Bunun nedeni bazı anne adaylarının vücutlarında ödem oluşma eğiliminin diğerlerine göre daha fazla olmasındandır. Tuz tüketimini kısıtlamak ve su tüketimini arttırmak (azaltmak değil) yapılabilecek en iyi şeydir. Bu yüzden her kilo alımı beslenmeye bağlanmamalıdır.
HAMİLELİKTEKİ DİŞ VE DİŞ ETİ SORUNLARI FLOR MADDESİNİN AZ ALINMASIYLA İLGİLİDİR
...Her zaman değil, ama aşırıya kaçmamak kaydıyla kafein içeren içeceklerin keyfine varabilirsiniz. Yapılan pek çok araştırma, hamilelik sırasında alınan az ya da orta düzeyde kafeinin bebek ya da anne adayına zarar verme riskinin düşük olduğunu gösterir. Orta düzeyde kafein (300-400 mg) günde 2-3 fincan granül kahveye denk gelir.
...Hamilelik döneminde diş etinde şişmelere ve kanamalara sıklıkla rastlanır. Bunların flor maddesiyle ilgili olduğu düşünülür. Günümüzde eskiden yapılan uygulamanın aksine, anne adaylarına rutin flor takviyesi almasını gerekli görmüyoruz. Diş eti ve diş sorunları daha çok hamileliğin yarattığı doğal değişikliklerle ilgilidir.